Akıl almaz bir ruh hâli vardı, biriken kalabalıkta. Artık sinsin oyunu kızıl derililerin savaş dansına benzemeye başlamıştı. Köy halkından biri sessizce oradan ayrıldı, koşmaya başladı. Arkasına hiç bakmadan koşuyordu. Kayalık tepeyi indi, Attepesinin yamacından yaylaya ulaştı, Kalaycık Tepesini geride bıraktı. Dılon Bayırından aşağıya koştu, Kara Boğaz'dan geçti ve Kızıl Pınar muhtarının evine ulaştı. Gece yarısıydı. Sarı köpeğin acı acı havlamasına uyanan muhtar, camdan dışarıya:
- ...