1908 yılının sonbaharının sonunda, Proust, yorgun halde evine döner. Uzun süre
kendini meşgul eden Kayıp Zamanın İzinde’yi bir tarafa bırakması gerekecektir.
Zihninde canlanan bir dizi fikir ve çözümlemelerin başyapıtının içinde yer almasını
istemez. Le Figaro için bir makale kaleme almaya karar verir: “Sainte-Beuve’e
Karşı”. Altı ay sonra bu hacimli yazısı üç yüz sayfalık bir denemeye dönüşecektir. Bu
kitapta annesiyle özgürce sohbet eden yazar, Sainte-Beuve hakkın ...