O zamanlar; şimdilerde olduğu gibi gezmelere haberli gidilmezdi. Her zaman zil çalabilir ve gelen misafir kim olursa olsun buyur edilir ve geri çevrilmezdi. Akşamları sobanın üstünde kaynatılan çayın, ıhlamurun tadıyla yapılan sohbetlerin yeri de çok ayrıydı. Kışın sobanın üstüne portakal kabuğu keser koyardı babaannem. Şu an bile düşündüğümde kokusu burnuma gelir gibi hissederim. Şimdiki gibi hiçbir şey hazır değildi o günlerde. Çekirdekler tuzla birlikte sobanın gözünde kavrulur, yazın kurutul ...