“Bulunduğum yükseklik içimi ürpertiyor. Bana kocaman bir hiç olduğumu, yokluğumu kimsenin fark etmeyeceğini düşündürüyor.” Mutlak iyi ve kötü gerçekten var mı? Tanımlar, sıfatlar, varsayımlar hayatımızda neden bu kadar çok yer kaplıyor? Doğumun ölümle, günün geceyle, masumiyetin tecrübeyle lekelendiği bir düzende, İnsanoğlunun defolarının, zaaflarının, karanlık taraflarının olması niçin kabul görmüyor? Tek haklı, en doğru, eşsiz bilge olmak mı yoksa hiçliğini kabullenmek mi erdem? Birtakım Fısıl ...