İnsan hayatının evrimsel süreçte izlediği kıvrımlı yolları takip eden ve sosyo-kültürel yaşantıyı tıpkı kendilerinden önceki anlatı türleri gibi doğrudan yansılayan masalların ise özellikle içerdikleri birtakım formüllerle, artık tam bir toplum görüntüsüne kavuşmuş olan insan gruplarına “toplumsallaşma”ya dair –bilinç düzeyinde ve elbette bilinçaltı düzeyde- çeşitli çözüm önerileri sunduklarını söylemek mümkündür. Bu bakımdan uluslaşma toplumsallaşma ihtiyacının derinden hissedildiği XIX. asırda ...