Her insan; duygularını, düşüncelerini, tasarımlarını, sezgilerini, görüşlerini dışa vurmak ister. Dışa vurulamamış bilinçli bir düşünce ve duyguyu, bilinçaltına yerleştirmek zorunda kalınırsa, duygu ve düşüncelerimizin bütününden oluşan iç dünyamız sıkıntılı bir ruh haline sahip olacaktır. Bu gerçeklik insanın akıl ve vicdan sahibi olmasının getirdiklerinden yalnızca birisidir. Durum bu olmakla birlikte, insan ve toplum merkezli düşüncenin başlatıcısı Sofistler ve Sokrates’tir. Onlardan önce fel ...