Kaleme alınan bu eser, bir derdin ve bir sevdânın sesidir. Kaybolan değerler, yitik hayâller, geçen ömürler, unutulan hasletler, gerçekleşen pişmanlıklar karşısında bir uyarı ve bir hatırlatma çabasıdır. Eserde ortaya konan ana fikir, kulluk vazîfesi olarak dikkat çekmektedir. Müellif Müslüman kimliğini arzulanan ve özlenen bir değer olarak tanımlamaktadır. Bu kimliğin temel esas ve ölçütlerinin ise Kur’ân ve sünnet çizgisiyle temellendirildiğine dikkat çekmektedir. Kur’ân ve sünnet bütünlüğüne ...